İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk

İşverenler ve işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumlulukları 4857 sayılı İş Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bu kapsamda işveren ve işçi arasında bir uyuşmazlık olması durumunda İş Kanunu hükümleri dikkate alınacaktır.

Genel olarak iş davası kapsamında; işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi tazminat alacaklarının yanı sıra, işvereninden fazla mesai, ulusal bayram genel tatil, asgari geçim indirimi, bakiye ücret alacağı, haftalık tatil ve ücret alacağı haklarını da talep etme imkanı bulunmaktadır.

Bununla birlikte iş sözleşmesinin haksız feshi durumunda iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde işe iade davası açabilmekte idi.

Ancak işçinin dava açması için 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca yeni düzenlemeler getirilmiştir. Bu kapsamda  getirilen en önemli düzenleme  işçinin  arabulucuya başvurma zorunluluğu olarak değerlendirilmektedir.

Zorunlu arabuluculuk nedir?

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu Türk Hukuku’nda yeni bir düzenleme yaparak arabuluculuk kurumunu zorunlu hale getirmiştir. İlgili Kanun’un 3. maddesinde “kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” denmek suretiyle işçinin dava açmadan önce arabulucuya başvurması hususu zorunlu hale getirilmiştir.

Arabulucuya başvurmadan iş davası açılır mı?

Yeni düzenleme aynı zamanda arabulucuya başvurmadan iş davası açma hususunu da ayrıntılı bir şekilde düzenlemiştir. İlgili maddede; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın reddedileceği açık bir şekilde belirtilmiştir.

Ancak önemle belirtmek gerekir ki; iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları kapsam dışında tutulmuştur. Bir diğer ifade ile, bu gibi davalarda arabulucuya başvurmadan dava açmak mümkündür.

Arabulucuya başvurduktan sonra dava açılabilir mi?

Arabuculuya başvurduktan sonra, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlığın arabulucu tarafından çözülememe ihtimali de bulunmaktadır. Bu kapsamda arabulucu uyuşmazlığı çözemezse işçinin yine dava açma hakkı bulunmaktadır.

Ancak arabulucuya başvurduktan sonra işvereni ile bir anlaşma sağlayamayan işçi, dava açmak istemesi durumunda arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.  Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.

Arabuluculuk ne kadar sürede sonuçlanır?

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir.

Arabuluculuk ücretinin kim öder?

Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları durumunda, arabulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı, Tarifenin İkinci Kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar olarak kabul edilir.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.

Arabuluculuk toplantılarına katılmama durumunda ne olur?

Arabuluculuğun olumsuz sonuçlanması neticesinde açılacak davada, taraflardan biri arabuluculuk toplantısına katılmamış ise, toplantıya katılmayan taraf yargılama neticesinde haklı olsa bile yargılama giderlerini ödemeye mahkum olur.

Bu kapsamda önemle belirtmek gerekir ki; işçi dava sonunda haklı bulunsa dahi arabulucuk toplantısına katılmamış ise yargılama giderlerini ödeyecektir.

Zorunlu arabuluculuk ne zaman yürürlüğe girecek?

Arabulucuya başvurma zorunluluğuna ilişkin düzenleneme 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önce yargıya intikal ettirilecek uyuşmazlıklar için arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır.

Kıdem Tazminatı ile ilgili bir önceki yazımızı incelemek için tıklayınız

2018-08-02T17:04:08+00:00 5 Temmuz 2018|İş Hukuku|Yorum yok

Yorum Yap

WhatsApp Hemen Ara
error: Emeğe Saygı...