İştirak Nafakası

İştirak nafakası nedir?

Türk hukukunda çocuk üzerinde ana ve baba ortak velayet hakkına sahiptir. Başka bir deyişle, evlilik birliği içerisinde velayet hakkını ana ve baba birlikte kullanmaktadır. Ancak evlilik birliğinin ortadan kalkması, yani boşanma durumunda; ana ve babanın çocuğun velayetini ortak bir şekilde kullanması hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla eşler boşanırken velayet hakkı ana veya babadan birine verilmekte, velayet hakkı kendisine verilmeyen eş ile çocuk arasında kişisel ilişki tesisi kurulmasına karar verilmektedir.

Velayet hakkı kendisine verilen taraf çocuğun bakımıyla ilgilenmek ve eğitim, sağlık, barınma gibi giderlerini karşılamakla yükümlüdür. Ancak bu durum, velayet hakkına sahip olmayan tarafın çocuğun hiçbir ihtiyacını karşılamayacağı anlamına gelmemektedir.  Velayet hakkına sahip olmayan eş de ortak çocuğun bakım ve eğitim harcamalarına katkıda bulunmak zorundadır.

İştirak nafakası da, boşanma sonrasında, velayet hakkına sahip olmayan eşin, çocuğun bakım ve eğitim masraflarında kullanılmak üzere ekonomik gücü oranında velayet hakkına sahip olan tarafa ödemesi gereken nafakadadır.

Şu hususu belirtmek gerekir ki boşanma kararı kesinleşmesine kadar ortak çocuk için ödenmesine karar verilen nafaka tedbir nafakası olup iştirak nafakası değildir.

Yine ergin çocuğun ihtiyacının bulunması nedeniyle ana babasından talep edep edebileceği nafaka da yardım nafakasıdır. İştirak nafakası hukuki niteliği nedeniyle en erken boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren ödenir.

Öte yandan iştirak nafakasına hükmedilebilmesi için evlilik birliğinin mutlaka boşanma ile sonlanması gerekmez. Ayrılık veya evliliğin iptali kararı verilmesi halinde de diğer koşulların bulunması durumunda velayet hakkı kendisine verilmeyen eş nafaka ödemekle yükümlü kılınabilir.

İştirak nafakası kapsamı

İştirak nafakası Türk Medeni Kanunu madde 182/2 uyarınca ortak çocuğun bakım ve eğitim giderlerini kapsamaktadır. Kanun hükmünde bakım ve eğitim giderleri şeklinde genel itibariyle bildirilen bu giderler Yargıtay uygulaması ile somutlaşmış durumdadır.Buna göre ortak çocuğun;

  • Yiyecek giderleri,
  • Giyecek giderleri,
  • Barınma giderleri,
  • Sağlık giderleri,
  • Dinlenme giderleri, (Tatil ve yolculuk giderleri)
  • Eğitim-Öğretim giderleri,
  • Harçlık giderleri ve
  • Ulaşım giderleri iştirak nafakası miktarı belirlenirken hakim tarafından göz önünde bulundurulmalıdır.

İştirak nafakası ne zaman başlar?

İştirak nafakasına boşanma davası sonunda hükmedilmişse, nafaka boşanma davası kesinleştikten sonra ödenmeye başlanır. Ancak iştirak nafakası bağımsız bir dava ile talep edilmişse dava tarihinden itibaren başlatılmalıdır. Yine iştirak nafakasının artırılması talep edildiğinde nafaka arttırımının dava tarihinden itibaren yapılması gerekir.

Bununla birlikte boşanma davası sırasında ortak çocuğun velayet hakkı kendisine verilen taraf iştirak nafakası talep etmese bile çocuğun yararı üstün tutularak hakim tarafından kendiliğinden iştirak nafakasına hükmedilebilir.

İştirak nafakası ne zaman kesilir?

  • Nafaka yükümlüsünün veya alacaklısının veya ortak çocuğun ölümü,
  • Ortak çocuğun evlatlık verilmesi,
  • Ortak çocuğun ergin olması,
  • İştirak nafakasından feragat edilmesi durumlarında iştirak nafakası sona erer.

İştirak nafakası kaç yaşına kadar ödenir?

Ortak çocuğun ergin olması halinde iştirak nafakası kesilecektir. Erginlik ise 18 yaşının doldurulması ile başlar. Bu nedenle iştirak nafakası 18 yaş doldurulmasına kadar ödenir.

Ancak yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca ergin olan çocuk eğitimine devam ederse ana veya babasından nafaka talep edebilir. Bu nafaka türünün hukuki niteliği ise iştirak değil yardım nafakası olacaktır.

İştirak nafakası miktarı

İştirak nafakasının miktarını hakim belirlemektedir. Hakimin bu belirlemeyi yaparken kullandığı ölçütlerden bazıları şunlardır;

  • Çocuğun yaşı, eğitiminin devam edip etmediği,
  • Belirlenecek nafaka ile çocuğun hangi ihtiyaçlarının karşılanabileceği, hangi imkanların sunulabileceği,
  • Çocuğun genel giderleri,
  • Çocuğun herhangi bir gelirinin bulunup bulunmadığı,
  • Ana ve babanın sosyal durumları ve ekonomik güçleri,
  • İştirak nafakası yükümlüsünün ödemeyi kabul ettiği miktar ve hakkaniyet.

Kendine velayet hakkı verilmeyen eş çalışamayacak durumdaysa ve ekonomik gücü bulunmuyorsa iştirak nafakası ödemekle yükümlü değildir. Ancak keyfi bir şekilde çalışmayan taraf iştirak nafakasından sorumludur. Yine lehine yoksulluk nafakasına hükmedilen ancak velayet hakkı kendisinde olmayan eş aleyhine de iştirak nafakasına hükmedilemez.

Öte yandan iştirak nafakası miktarı belirlenirken, tarafların sosyal ekonomik güçleri doğrultusunda ve talep halinde, bu nafakanın sonraki yıllarda hangi oranda arttırılacağı da kararlaştırılabilir. Hakim bu oranı belirlerken ÜFE oranını baz almaktadır. Böylece velayet hakkı kendisine verilen eş nafaka artırım davası açma külfetinden kurtulmaktadır.

Bununla birlikte iştirak nafakası peşin olarak ödenir. Hakim tarafından ayni ödemeye (mal veya hizmet ile) karar verilemez. Ayrıca irat biçiminde (aylık olarak) ödenmesi gerekmektedir. Kural olarak Türk parası olarak hükmedilir ancak tarafların anlaşması ile yabancı para cinsinden de belirlenebilir.

İştirak nafakası ödenmezse

Mahkeme tarafından iştirak nafakasına hükmedilmesi nafaka yükümlüsünün bu borcu ödeyeceği anlamına gelmemektedir. Nafaka yükümlüsü iştirak nafakası ödemezse; nafaka alacaklısı tarafından icra takibi başlatılabilir.  Başlatılan icra takibi ile nafaka borçlusunun araçlarına, gayrimenkullerine, menkullerine veya banka hesaplarına ayrıca maaşına da haciz koyulabilir. Ayrıca nafaka borçlusu yapılan icra takip masrafları ile icra vekalet ücretini ödemek zorunda kalır. Nafaka alacağının ilamlı icraya konu edilebilmesi için boşanma kararının kesinleşmesine gerek yoktur.

Ayrıca iştirak nafakasının ödenmemesi suç teşkil etmekte olup nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Söz konusu hapis cezasının verilebilmesi için gerekli koşullar hakkında detaylı bilgiye Nafaka Ödememe Suçu başlıklı yazımızdan ulaşabilirsiniz.

İştirak nafakasının kaldırılması

Ortak çocuğun bakım ve eğitim giderlerinde veya ana ve babanın sosyal ekonomik durumlarında meydana gelen değişiklikler nedeniyle nafakanın artırılması/azaltılması veya kaldırılması söz konusu olabilir. Bu durumda TMK madde 331 uyarınca; hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Nafaka alacaklısı da borçlusu da nafaka miktarında değişiklik talebiyle dava açabilir.

Velayet hakkına sahip olan olup herhangi bir işi olmayan tarafın sonradan işe girmesi, nafaka yükümlüsünün çalışma gücünü kaybetmesi gibi durumlarda nafakanın azaltılmasına karar verilebilir. Yine ortak çocuğun ihtiyaçlarındaki artış, nafaka yükümlüsünün ekonomik gücündeki artış veya velayet hakkına sahip tarafın ekonomik durumundaki azalma, nafakaya ilk hükmedildiği tarihten sonra uzun bir sürenin geçmesi, günün ekonomik koşullarında paranın alım gücü gibi durumlarda nafakanın artırılmasına karar verilebilir.

Nafaka alacağı ve faiz

Nafaka ile birlikte faiz ödenmesi için;

  • Faiz talebinin bulunması,
  • Nafaka yükümlüsünün temerrüdü,
  • Hükmedilen nafakanın muaccel olması gerekir. Ancak dava açıldığı tarihte henüz mahkeme tarafından nafaka kararı dahi verilmediği için iştirak nafakasına dava tarihinden itibaren faiz işletilemez. Yargıtay içtihatları uyarınca da nafaka hükümle miktar olarak belirlenen ve muacceliyet kazanan bir alacaktır. Bu husus gözetilmeden takdir olunan iştirak nafakasına kararın kesinleşme tarihinden itibaren faiz hükmetmek gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Kimler iştirak nafakası talep edebilir?

İştirak nafakası boşanma davası sırasında talep edilebileceği gibi, boşanma davasından bağımsız bir dava şeklinde de talep edilebilir. Bu davada davacı, ortak çocuğa fiilen bakan ana veya babadır. Ortak çocuğa fiilen bakılması halinde velayet karşı tarafa verilmiş olsa dahi iştirak nafakası istenebilir. Başka bir deyişle, ortak çocuğun velayeti karşı tarafa verilmiş olsa bile çocuğa fiilen bakan taraf velayetin değiştirilmesi davası açmadan iştirak nafakası isteyebilir. Ayrıca çocuğa atanan kayyım veya vasi ve ayırt etme gücüne sahip çocuklar da iştirak nafakası talep edebilir.

İştirak nafakası davasında görevli mahkeme

İştirak nafakası talepli davalarda görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Ancak o yerde aile mahkemesi bulunmamakta ise aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.

İştirak nafakası boşanma davasının eki niteliğindeyse TMK m.168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi davayı görmeye yetkilidir. Ancak iştirak nafakası davası bağımsız bir dava şeklinde açılmışa nafaka isteminde bulunan tarafın veya davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili mahkeme olacaktır.

Yoksulluk Nafakası ile ilgili yazımızı incelemek için tıklayınız.

2018-08-06T17:29:49+00:00 16 Temmuz 2018|Aile Hukuku|Yorum yok

Yorum Yap

WhatsApp Hemen Ara
error: Emeğe Saygı...